Es gehört zur Tragik aller Despoten, daß sie den unabhängigen Menschen selbst dann noch fürchten, wenn sie ihn politisch machtlos und mundtot gemacht haben. Es genügt ihnen nicht, daß er schweigt und...
Derken içeriye karanlık çöktü, tıpkı yüreğime çöken karanlık gibi.
Books are my kingdom. And here I seek to reign as absolute lord.
A veces, al evocar su vida, se sentía como si sólo hubiera participado activamente en una pequeña parte de ella, y hubiera vivido el resto sumida en el cansancio o empujada por el vacío sentido del de...
Ezilmiş bir çiçekten yitip gitmiş baharın mis kokulu mucizesi nasıl anlaşılmazsa, Madame de Prie'nin tarih olmuş yazgısının tutkulu çoşkusu da sezilmiyordu bu satırlardan.
کسانی که وسواس گونه خود را به یک ایده واحد مشغول می کنند زیرا هرچه انسان خود را بیشتر محدود سازد، به کمال مطلوبش نزدیکتر میشود و بلعکس. اشخاصی از این دست که به ظاهر از واقعیت زندگی جدا هستند همچون...
ولأول مرة في حياتي بدأت اتبين ان الضعف - لا الشر، ولا الوحشية - هو المسئول عن أسوأ الكوارث التي تقع في هذه الدنيا !
وسعادتي بفهم الناس أكبر من سعادتي بالحكم عليهم
لا يمكن أن أصف لك مرارتي ويأسي، لكنك تستطيع أن تتخيل ما شعرت به: ألا تكون في نظر إنسان منحتَه كل حياتك، أكثر من ذبابة تهُشها يدٌ كسلى بضجر.
Както бе невъзможно да си представиш Рилке да буйства, така невъзможно бе да си край него и докоснат от изливащия се трепет на неговата тишина, да не сподавиш всяка гръмогласност и самомнителност.
İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbi...
Éculés, il
Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum.
Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan...
¡Cómo vivían al margen de todas las crisis y los problemas que oprimen el corazón, pero a lavez lo ensanchan!
To
Sie fühlte sich wehrlos seinem Spiel gegenüber, und so unsäglich
No one would have pity on the foolish slave of his own pity.
[...] wie ein Taucher sogar, der schon ahnt, dass das Seil nach der Außenwelt abgerissen ist und er nie zurückgeholt werden wird aus der lautlosen Tiefe.
Un pressentiment vague et fiévreux mêlait un frisson de volupté à l'anxiété d'Edgar.